Fizikçiler tarihin en hassas saatini tanıttı: Singapur Milli Üniversitesi'nin lütetyum iyonlarına dayanan optik atomik saati, ikinci en iyi saatten dört kat daha isabetli. Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre bu zaman ölçer bir saniyeyi ancak 260 milyar yıl sonra şaşırıyor — bu, evrenin yaşının yaklaşık 19 katı bir süre demek.
Saat, atomların doğasından yararlanıyor. Bir lütetyum iyonu, belirli bir renkteki ışığı gördüğünde elektronlarından birini üst enerji seviyesine fırlatıyor; bu geçişin frekansı atom için sabit bir doğa değeri. Araştırmacılar lazerlerini bu frekansa kilitliyor ve lazerin ritmini saniye olarak okuyor — tıpkı sarkacın salınımını sayan eski bir saat ustası gibi, ama salınım ışığın titreşimi.
Tek bir atomla konuşan bir lazer, bugüne kadar yapılmış en sessiz ve en dürüst kronometre.
Rekorun inandırıcılığı da iki saatle kanıtlandı: Ekip, iki ayrı lütetyum saatini birbiriyle karşılaştırarak ölçümü doğruladı. On yılı aşkın bir emeğin ürünü olan cihazın bir üstünlüğü de pratik: Önceki rekor sahiplerine göre daha dayanıklı kuruluyor ve ekibin hedefi saati küçültüp laboratuvar dışına, sahaya taşımak.
Peki bu hassasiyet kime lazım? Uydu navigasyonu milisaniyenin çok altındaki sapmalardan etkileniyor; telekom ve finans sistemleri senkronizasyonu bu saate borçlu. Daha temelde, Einstein'ın bize öğrettiği gibi kütle çekim zamanı yavaşlatır: Böyle bir saatle yerin farklı yüksekliklerindeki çekim farkı bile okunabiliyor — karanlık madde avı da dahil yeni fizik deneylerinin kapısı aralanıyor.