Bir gün 24 saattir — ama tam olarak değil. Dünya'nın dönüş hızı, saatlerden bin yıllara uzanan ölçeklerde sürekli oynuyor; bazı on yıllar birkaç milisaniye uzarken bazıları kısalaşıyor. Bu 'tanıdık yabancı' titreşimin kaynağı şimdiye kadar değişik kuramlarla açıklanmaya çalışıldı. Nature dergisinde yayımlanan yeni çalışma, suçlunun yerin en derin katmanları arasındaki kütle çekim savaşı olduğunu söylüyor.
Alberta Üniversitesi'nden Hrvoje Dumberry ve meslektaşı Hong Zhang'ın imzasını taşıyan araştırma, yerin katı demir-nikel iç çekirdeği ile onu saran katı mantonun birbirine kütle çekim gücüyle kenetlendiğini gösteriyor. Bu iki dev katman dönme hızları farklılaştığında, aradaki çekim bir fren ya da gaz görevi görüyor ve Dünya'nın dönüşünü — yani günün uzunluğunu — milisaniyeler düzeyinde itiyor.
Milisaniye küçük görünebilir ama uydu navigasyonundan elektrik şebekelerine kadar her sistem, gezegenin tam saatiyle yaşar.
Araştırmayı değerlendiren Grenoble Alpler Üniversitesi'nden jeofizikçi Paolo Personnettaz, bulgunun on yıllardır tartışılan bir tabloya netlik kazandırdığını belirtiyor: Dönüş hızındaki on yıllık oynamaları daha önce okyanus akıntıları ya da çekirdek yüzeyindeki akışlarla açıklamaya çalışan modeller, şimdi kütle çekim torkunu denklemlere ekleyecek.
Bilim insanları gün uzunluğunu atom saatleriyle milisaniyenin binde birine kadar ölçebiliyor. Ölçüm hassasiyeti arttıkça, yerin içini bu ölçümlerden okumak da mümkün hâline geliyor — tıpkı doktorların nabzından kalbi okuması gibi. Yeni çalışma, gezegenimizin nabzındaki bu ritmin kaynağını bulan ilk adım olarak görülüyor.