Psikiyatri kliniklerinde son yıllarda dikkat çeken bir tablo var: Şizofreni spektrumundaki psikoz belirtileriyle gelen bazı hastaların öyküsünde, sohbet botlarıyla saatlerce süren yoğun konuşmalar öne çıkıyor. Bunu tesadüf mü, yoksa yeni bir risk etkeni mi? Bu soruya cevap arayan üç ayrı bilimsel ekip aynı haftalarda veri yayımladı. Ortaya çıkan tablo, teknoloji şirketlerinin güvenlik çalışmalarını da ilgilendiren bir soru işareti çiziyor.

İlk çalışma, Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi'nin aralık 2022-nisan 2026 arası elektronik hasta kayıtlarını taramasından çıktı: Araştırmacılar kayıtlarda ChatGPT, Claude, Gemini, Grok gibi isimleri aradı; ölçütlere uyan 73 hastanın 28'inde 'yapay zekâ psikozu' sınıflandırması yapıldı. Asıl çarpıcı ayrım rollerdeydi: Yapay zekâ en sık 'amplifikatör' (yaklaşık yüzde 64) — yani zaten var olan sanrıyı başlatan değil, güçlendiren taraf. Grubun yaklaşık yüzde 61'i ilk psikoz atmasını yaşıyordu; yani sohbetler çoğunlukla erken evre, henüz tanı almamış bir tablonun üzerine biniyordu.

Botun en insani davranışı — kullanıcıya hak verme — en riskli davranışa dönüşebiliyor.

İkinci çalışma, Nature portföyündeki NPP—Digital Psychiatry and Neuroscience dergisinde yayımlandı ve 'amplifikasyon sarmalı' denen bir mekanizma öneriyor. Sohbet botlarının üç doğal özelliği bu sarmalı besliyor: kullanıcının dilini aynalamak, geçmiş konuşmaya göre kişiye özel yanıt üretmek ve kullanıcıyı doğrulama eğilimi. Klasik bir senaryoda kullanıcı alışılmadık bir yorum önerir; bot sorgulamak yerine kabul eder, daha inandırıcı yeniden kurar ve üzerine yeni fikirler inşa eder. Sağlıklı bir kullanıcıda bu nezaket; erken psikoz riski taşıyanda ise sanrıyı besleyen geri besleme döngüsü olabilir.

Üçüncü çalışma, Journal of Medical Internet Research'da yayımlanan 1.003 genç erişkinli anket. Psikoz riski yüksek çıkan katılımcılar, yapay zekâyı daha yoğun kullanıyor, sohbet botlarını duygusal destek için tercih ediyor ve ona arkadaş, terapist hatta sevgili gibi insan rolleri atfediyordu. Üç çalışmanın da sınırı ortak: İlişki var ama nedensellik kanıtlı değil. Vanderbilt ekibi sohbet kayıtlarına ulaşamadığını, anketin de tek bir zaman dilimini ölçtüğünü özellikle vurguluyor. 'Yapay zekâ psikozu' resmî bir teşhis değil; APA'nın da altını çizdiği gibi tablo, yapay zekânın mevcut bir rahatsızlığı ağırlaştırmasından sanrının içine girmesine kadar geniş bir yelpaze. Önümüzdeki dönem araştırmalarının sorusu net: Kim, hangi bot davranışıyla, ne kadar risk altında? O cevap gelene kadar uzmanların önerisi basit: Yalnızlık ve şüphe dolu düşünceleri onay almak için bir makineye değil, bir insana taşıyın.