Dünyanın saatleri sessiz ama köklü bir düzeltmeye gitti: Ağırlık ve Ölçüler Genel Konferansı'nın (CGPM) Paris dışında toplanan 28. toplantısında üye ülkeler, 15 Ekim'de koordineli evrensel zamanın (UTC) 'artı saniye' düzeltmelerini derhâl kaldıran kararı oyladı. Şimdiye dek 2035'e doğru kademeli bırakılması planlanan bu sistem, bir gecede tarihe karıştı.
Saniye sıçraması neydi? Güneş'in gökyüzündeki konumuna dayanan güneş zamanı, Dünya'nın dönüşünün oynaklığından ötürü hiç pürüzsüz değil; atom saatleri ise saniyesi saniyesine kararlı. İkisini hizalayabilmek için zaman ölçümcüleri, ihtiyaç duyulduğunda dünya saatlerine bir saniye ekliyordu — ortalama bir buçuk yılda bir tekrarlanan bir 'zaman istisnası'. Ama bu hayalet saniyeler zaman ölçümcülerinin baş belasıydı: Bilgisayar ağları, finans sistemleri ve telekom altyapısı için ani bir artı saniye, beklenmedik bir yazım hatası demekti.
Gezegenin döngüsü ile atomun titremesi aynı ritme oturmadı; insanlık, takvimi atomun lehine yeniden yazmayı seçti.
Yeni kural iki kelimeyle şu: Saniye sıçraması yok. Bunun yerine, Dünya zamanı ile atom zamanı arasındaki fark 3.600 saniyeye — yani tam bir saate — ulaştığında saat bir saatlik düzeltme yapacak. Ölçümcülerin hesabına göre bu eşiğe ulaşmak binlerce yıl alacak; yani bugünün kararının maliyeti, gelecek kuşaklara devredilmiş durumda. Kanada Ulusal Araştırma Konseyi'nin ölçüm bilimi merkezini yöneten Georgette Macdonald, kararın 'UTC'nin yüzyıllar boyunca sürekliliğini ve güncelliğini güvence altına alacağını' söylüyor.
Bu karar, sayfalarımızda daha önce haberini yaptığımız bir gelişmenin de devamı: Lütetyum atomlarının tarihin en hassas saatiyle taçlanan zaman ölçümü yarışı, atom zamanını giderek daha keskin biçimde tanımlıyor. Artık Güneş'in oynaklığına uymak yerine, atomun sabitliğine yaslanan bir uygarlık saati kuruyoruz. Güneş'in, gezegenin, atomun — üçünün takvimi ilk kez bu kadar net bir hiyerarşiyle ayrıldı; ve o hiyerarşide son sözü atom söylüyor.