Çin'in Liaoning eyaletinde yerel bir çiftçinin bulduğu olağanüstü korunmuş bir fosil, 'kuşlar nasıl uçmayı öğrendi?' sorusuna yeni bir cevap katıyor. Nature Communications'ta Çin, İtalya ve Slovakya'dan ekiplerin tanımladığı Norellraptor barsboldi, 57 santimetre uzunluğunda bir mikroraptorin — yani yaklaşık bir kilo ağırlığındaki, uzuvlarında tüyler taşıyan küçük etçil dinozor grubunun bir üyesi. Yaklaşık 145-100 milyon yıl önce bugünkü Liaoning'de dolaşan bu canlının fosilinde, ön ve arka uzuvlarında hatta kuyruğunun ucunda tüy izleri görülüyor.

Bulgunun bilimsel anlamı karşılaştırmada saklı: Araştırmacılar, bilinen mikroraptorinlerin uçuşla ilgili 194 adaptasyonunu kuş soyundakilerle eşleştirdi. Sonuç: Mikroraptorinlerdeki uçuş adaptasyonlarının yüzde 30'u — kanat tüyleri, kanca biçimli ayak parmak kemikleri, uzayan belirli kemikler gibi — kuş soyunda (Avialae) da evrilmiş. Yani iki ayrı soy, aynı soruna benzer çözümler üretmiş.

Evrim aynı sınavı iki soya da verdi; ikisi de geçti ama cevapları farklı sırayla yazdı.

Asıl çarpıcı bulgu o 'farklı sırada': Araştırmacılar, benzer özelliklerin iki soyda aynı gelişim dizisiyle oluşmadığını — yani ortak bir gelişim programının ürünü olmadığını — vurguluyor. Bu da paleontolojinin uzun süredir tartıştığı fikri güçlendiriyor: Uçuş, kuşlara giden tek bir soy hattında bir kez öğrenilen bir marifet değil; dinozorlar ağacında defalarca denenen ve farklı yollarla çözülen bir yetenek.

Fosil, aynı zamanda uçuş evriminin ne kadar 'deneme-yanılma' dolu olduğunu hatırlatıyor: Kanatlı dört uzuv, ağaçtan atlamayı kolaylaştıran kancalı ayaklar, süzülmeden aktif uçuşa geçen kaslar — her kombinasyon doğada denenmiş. Norellraptor gibi örnekler çoğaldıkça, kuşların gökyüzüne çıkış hikâyesinin tek bir başrolü değil, paralel oyuncuları olan bir kolektif hikâye olduğu netleşiyor.