Dang humması, enfekte dişi Aedes sivrisinekleriyle bulaşan ve yılda 40 bin civarında ölüme yol açan bir viral hastalık. Bangladesh ve Kenya şu günlerde ölümcül salgınlarla mücadele ediyor. Hastalığın en tuhaf özelliği biliniyor: İlk enfeksiyonu çoğu insan atlatır; ama ikinci kez yakalananlarda hastalık çok daha ağır seyredebilir. Bu tuhaflık, dang aşısı geliştirmeyi yıllardır zorlaştırdı.
Nature'ın haberinde aktarılan yeni çalışma bu gizemin arkasındaki bağışıklık mekanizmasını aydınlatıyor: Araştırmacılar, 45 gönüllüyü zayıflatılmış hafif bir dang suşuna maruz bırakan kontrollü bir insan deneyi yürüttü. Deney verileri, ikinci enfeksiyonda bağışıklık sisteminin neden sancılı bir tabloya dönüştüğüne dair moleküler ipuçları ortaya çıkardı.
Dang'da tehdit virüsün kendisi değil; virüse karşı geliştirilen, ama yanlış hedefe kilitlenen eski bağışıklık hafızasıdır.
Çalışmayı yürüreten ekipten epidemiyolog Leah Katzelnick, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'nden geliyor ve alanın öncü isimlerinden. Katzelnick'in vurgusu sektörün durumuyla ilgili: 'Dang hâlâ ihmal edilmiş tropik hastalık sayılıyor. Ama artık neredeyse herkes için bir sorun hâline geldi.' İklim değişikliğiyle yayılan sivrisinekler, hastalığı yeni bölgelere taşıyor.
Bulgunun gelecekteki değeri iki alanda: Daha güvenli aşı tasarımı — yani tüm dört dang tipine dengeli yanıt üreten formüller — ve ağır seyri önceden tanımlayan risk testleri. Önümüzdeki adım, deneyde bulunan bağışıklık imzalarının gerçek salgın verisiyle doğrulanması.