ABD'de yıllardır tartışılan soru şuydu: İnsanlara çalışmadan düzenli para verirsek çalışmayı bırakır mı? Bu soruyu cevaplamak için şimdiye kadarki en büyük deneylerden biri yapıldı. OpenResearch'ün yürüttüğü çalışmada 1.000 düşük gelirli kişiye üç yıl boyunca her ay 1.000 dolar koşulsuz ödendi. Kontrol grubundaki 2.000 kişiye ise ayda yalnızca 50 dolar verildi.

Sonuçlar, Nobel'i geçen hafta alan stabilizasyon iktisadının önde gelen dergisi Quarterly Journal of Economics'te yayımlandı. Rakamlar iki yönlü: Para alanların transfer dışı gelirleri, kontrol grubuna kıyasla yılda yaklaşık 1.900 dolar azaldı. İş gücüne katılım yüzde 4,2 puan geriledi. Katılanlar haftada 1-2 saat daha az çalıştı; eşlerin de çalışma saatleri benzer ölçüde düştü.

Bedava para insanları işten tamamen soğutmadı; ama kimse de daha çok çalışmayı seçmedi. En büyük değişim dinlenme saatlerinde oldu.

Deneyin ayrıntıları da bir o kadar anlamlı: Araştırmacılar yalnızca anket değil, idari kayıtlar ve telefon uygulaması verisi kullandı. Çıktılar arasında iş kalitesi de vardı; ama koşulsuz paranın iş kalitesini iyileştirdiğine dair hiçbir kanıt bulunamadı — küçük iyileşmeler bile istatistiksel olarak dışlandı. Harcamalar ise arttı; öncülük eden kalem günlük tüketimdi.

Bu sonuçların Türkiye'deki tartışmaya çevirisi şöyle: 'Garantili gelir işsizliği büyütür' diyen taraf, çalışma azalması bulgusunda haklı. 'İnsanlar yine de çalışıyor' diyen taraf da: Katılım düşüşü dramatik değil, yüzde 4,2. Deneyin tasarımcılarından Eva Vivalt ve ekibinin vurguladığı gibi asıl soru, paranın karşılığında ne alındığı: Daha çok dinlenme, daha az zorunlu yoksul işi ve biraz daha az gelir. Toplumsal tercihiniz hangi taraftaysa, yorumunuz orada duruyor.